BENLİK VE KÖKLER

BENLİK VE KÖKLER
01 Aralık 2018 - 11:30

YENİ KEŞİFLER YENİ İŞLER

Sevil Dolmacı
Milliyet Sanat

Benlik ve Kökler

Sanatçı Pınar Yeşilada, insanlık tarihinin izlerini heykelleri üzerinden araştırıyor. 

 

1973 yılı İstanbul doğumlu olan Pınar Yeşilada, Kıbrıs asıllı bir aileden geliyor. 1996 yılında Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik Bölümü Lisans programından mezun olan sanatçının eserleri, 2003 yılından beri Tüyap Sanat Fuarı, Pogmahon Gallery, Viena; Arcole Theatre, Londra ve Contemporary İstanbul’un da içinde bulunduğu birçok yerel ve uluslararası platformda sergi ve sanat fuarlarında yer aldı. Eserleri, Hürriyet Gazetesi Koleksiyonu başta olmak üzere çeşitli özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

 

Yeşilada, sanat tarihinin önde gelen sanatçıları Alberto Giacometti, Francis Bacon ve Picasso’dan etkilendiğini belirtiyor. Kişisel tecrübeleri ve aile geçmişinden yola çıkan sanatçı, eserlerinin altyapısını oluşturan konuları belirlemek için felsefe ve psikoloji üzerine uzun soluklu araştırmalar ve okumalar yapmıştır. Bunun sonucunda eserlerinde özellikle Jung’ın teorilerinin etkilerini görmek mümkün. Ünlü psikiyatr Carl Gustav Jung, fiziksel doğamızın genetik bir bilgiyi izlemesi gibi, ruhsal doğamızın da birtakım yolları izlediğini keşfetmiştir. Genetik köklerde bulunan etmenlerin kitle psikolojisini belirlemesini, etrafa sinen enerjinin farklı bireylerde, birbirinden tamamen farklı mekan ve zamanlarda benzer dışavurumlar yaratmasının sebebinin bilinçaltı etmeni olduğunu ileri sürmüştür. Bu bilinçaltısal etkilerin izlerini kendi aile geçmişi üzerinden süren Yeşilada, Anadolu topraklarında yüzyıllardır devam eden savaş, göç ve travma hikayelerinin kendi aile geçmişinde de yoğunlukta olduğunu gözlemliyor. Bu referansların birleşiminden yola çıkan sanatçı, toplumsal bilinçaltı, hafıza ve travmaların toplumlar üzerindeki izleri konularını eserlerinde kullandığı çamur, toprak, polyester ve bronz malzemelerle bir araya getiriyor.

Malzemelerin Etkisi

‘’Bir toplumda şiddete karşı gelişen refleks unutmak, üzerini kapatmak oluyor.’’ diyen Yeşilada, kullandığı malzemelerin kendini farklı etkilere sürüklediğini belirtmekte. Şeffaf polyesterle yaptığı üretimlerde ışığın kırılgan etkisini, vazgeçilmezi olarak tanımladığı toprağın bir malzeme olarak geçmişle kurduğu şiirsel bağı ve bronzun anlatımına kattığı güçlü ifadeyi çarpıcı ve yalın bir şekilde sanatçının eserlerinde gözlemlemek mümkün. Klasik malzemeleri kendine has bir teknikle işleyen sanatçı, bronz eserlerinin patine aşamasında farklı patine teknikleri deniyor. ‘’Alışılmış eskitme sevmiyorum çünkü algıyı çok eski zaman antik işlere yönlendiriyor.’’ diyen Yeşilada, özellikle dünya çapında yaygın olarak kullanılan “painted bronze” tekniği ile üretimlerinde daha farklı etki yaratmayı tercih ediyor.

Sanatçı, 2006 yılında Ekavart Galeri’de, takiben 2007 yılında Kıbrıs, Lefkoşa Saçaklı Ev Devlet Sanat Galerisi’nde gerçekleştirdiği ‘DNA / İzler’  başlıklı kişisel sergilerinde seramik ve bronz malzemelerden ürettiği eserler üzerinden yaşadığımız dünyanın karanlık ve anlaşılamayan taraflarının insan alt bilinci ve genetik yapısındaki etkilerini sorgulamaktadır. İnsanın yüzyıllardır kavim ve topluluklar halinde bir arada yaşamasına rağmen bencillik duygusunu kaybetmediğini, kendi tecrübe etmediği sürece bir diğer canlının acı ve travmalarını anlamadığını vurgulayan sanatçı, insanın bu ben merkezcil yapısını, dış etkenlerin ve genetik yanlışların yarattığı deformasyonları üretiminde sıkça gözlemleyebileceğimiz deforme olmuş yarı insan – yarı ilkel figürleriyle vurguluyor.

Yavaş Yavaş İletiliyor
 

Yeşilada, ‘DNA/İzler’ sergi serisini takiben 2010 yılında Galeri Kent, İstanbul’da açtığı kişisel sergisi ‘’Nisyan’’da hafıza konusu üzerine yoğunlaşmıştır. Nisyan, eski Türkçe’de de kullanılan bir kelime. Arapça’da unutuş anlamına geliyor. ’’Aslında unutmak diye birşey yok. İnsan gelecek nesillere bilinçaltında da olsa savaş, göç gibi travmaları iletiyor.’’ diye belirten sanatçı, bu sergisinde daha önce ‘DNA’ ismi ve ‘dört ayaklılık’ ile tanımladığı geçmişin çatışmalarını bedeni ve ruhunda hisseden hayvan-insan figürleriyle insanın alt bilincinde bulunan hayvansallığını görünür kılmaktadır. Vahşetin, bedel ödemekten beden ödemeye gidişatına işaret eden bu dört ayaklı figürlerle sanatçı, geçmiş şiddetlerin, kayıpların ve yıkımların bedenimizdeki izlerine işaret ediyor.

2016 yılından beri Fransa ve Türkiye’de eş zamanlı olarak yaşamını ve üretimini sürdüren Yeşilada, önümüzdeki günlerde her iki ülkede de açacağı kişisel sergiler ve heyecan verici projelerle adından sıkça söz ettirecek.

1
PAYLAŞ
03 Ocak 2019 - 11:45
YENİ KEŞİFLER YENİ İŞLER SEVİL DOLMACI Milliyet Sanat 1985 yılı İzmir doğumlu olan Elvan Serin, 2009 yılında burslu olarak okuduğu Bilkent...
12 Aralık 2018 - 14:00
SANAT DOLU BİR HAFTA Sanat Danışmanı ve Sevil Dolmacı Art Consultancy Kurucusu Sevil Dolmacı'nın Gözünden Art Basel Miami 2018...
01 Kasım 2018 - 15:15
YENİ KEŞİFLER YENİ İŞLER SEVİL DOLMACI  Eserlerinde işlediği konuları kendi yaşadığı deneyimlerden ve güncel olaylardan seçen...
01 Aralık 2017 - 13:00
2013 yılında Türkiye’nin ilk sanat danışmanlık şirketi olarak yola çıkan ‘Sevil Dolmacı Proje ve Sanat Yatırım’ın...
11 Ekim 2017 - 12:45
DOĞA VE BİLİMİ HARMANLIYOR  Petek KIRBOĞA  italyan sanatçı Loris Cecchini doğadan ilham alarak ürettiği heykellerini bir...
05 Ekim 2017 - 17:00
ham:mzemin Yaratıcı Etkileşim Serileri: Miras Paneli Ekin Bozkurt http://www.arkitera.com/haber/index/detay/ham-mzemin-yaratici-etkilesim-...
03 Ekim 2017 - 17:00
Loris Cecchini’nin “doğası” İstanbul’u sarıyor Melike Karakartal  Mekanlarda dönüşüm yaratan i...
24 Eylül 2017 - 14:00
Güneri Civaoğlu / Tohum ve Heceler Milliyet Uzakdoğu inançlarında “mantra” anahtar sözcüktür....
01 Eylül 2017 - 09:30
Doğayla bütünleşen geometri Loris Cecchini, İstanbul'daki ilk sergisi "Seed Syllables" ile Sevil Dolmacı Art Consultancy'...
31 Mart 2016 - 13:30
Sanatçı Metin Kalkızoğlu üretimlerini ince bir işçilikle sürdürmesiyle dikkat çekiyor.   Bu ayki gen...
01 Mart 2016 - 12:30
Genç sanatçı Müge Yıldız, video sanatının kendisini özgürleştirdiğine inanıyor. Bütün yaratıcılar gö...
30 Eylül 2014 - 14:15
  Alman sanatçı Kiefer’in ilk dönem işlerinden hiç görülmemiş son yapıtlarına uzanan geniş kronolojik...

Sayfalar